Aylarca işi olmayan kaldıktan sonrasında, bir arkadaşımın tavsiyesiyle eleman arayan bir firmaya görüşmeye gittim. Bir emlak firmasıydı. Görüşmeye benden başka üç şahıs daha gelmişti. Bekleme salonunda beklerken, yazman kız, elinde bir dosyayla geldi ve: Tayfun gelsin dedi. Beni çağırıyordu. İçeri girdim. Nefis bir sarı saçlı hanım vardı karşımda. Aylarca işi olmayan olunca, aylarca kadınsız olmuştum züğürtlükten. Geneleve gitmemiştim uzun bir süre. hanımı görünce sikim kalkmaya başladı. Utanmıştım. Allahtan hanım oturmamı söylemiş oldu ve bana bir sigara uzattı. Sigara kullanmadığım halde aldım ve içtim. O sarı saçlı bana zehir verse reddetmezdim. Kısa bir mülakattan sonrasında işe alındım. Patronum sarı saçlı hanım Mine hanımdı. Mine hanım bana asla . iyi davranmıyor, her insanın içinde beni azarlıyordu. İşten ayrılmayı oldukca istedim sadece yapamadım. Zira yaşamak için para gerekiyordu. Bigün Mine Hanımla beraber, bir ev satmaya gittik. Satılık evi müşteriye gösterdik. Satın alan ve karısı evin sağında solunda kusurlar bularak evi almaktan vazgeçti. Satsaydık iyi bir komisyon alacak ve aylarca rahat edecektim. Olmadı. Mine hanım bana müşterileri otomobille bırakmamı ve dönmemi istedi. Müşterileri bırakıp ulaştıktan sonra, Mine Hanım, mutfaktaki asma tavanın arızalı bulunduğunu onarım edebilirsek kolayca satabileceğimizi söylemiş oldu. Ben de arızalı bölümün nerede bulunduğunu anlamaya çalışırken tam önümdeki Mine Hanımın geriye doğru kayarak bana dayandığını farkettim. Pardon diyerek geri kaçtım. Mine Hanım yine geldi ve dayandı. Allahım dedim içimden gene işi olmayan kalmak istemiyorum. Gene özür dileyip kartonpiyer. diyecek oldum, fakat Mine Hanım iyice dayanarak sağ eliyle yarağımı okşamaya başlamıştı bile. Artık ok yaydan çıkmıştı. Beyaz tişörtünün incecik askısı ile eşarpının arasındaki boynunu öpmeye başladım. İnleyerek bana döndü.
Bu kez hafifçe aralanmış dudaklarına yapıştım. Aylarca çölde kalmış ve suya özlem bedevi şeklinde hanıma hasrettim. Tayfun. diye inledi. Aslına bakarsan fermuarımı açıp haşmetli yarağımı ağzına almıştı bile. Pembe dilinin yarağımın kafasındaki hareketleri beni öldürüyordu. Koltuklarının altından tutarak kaldırdım Bir taraftan da boş evde Mineyi iyi mi sikebileceğimi düşünüyordum. Kucağımdaki 50 kiloluk seksi kadının üstündeki herşeyi çıkartmıştım. Akşam elindeki kesekağıdı ile eve dönmüş bir aile babası şeklinde dönerek duruyordum evin içinde. Kollarımdaki hanımı mutfak tezgahına oturttum fakat yüksekte kaldı. Yirmidört cmlik penisim Minenin amına yetmiyordu.Patronum Mine çevik bir hareketle tezgahtan atladı ve beni kplumdan çekerek banyoya götürdü. Banyoda yalnız küvet vardı. Küvete ellerini koyarak domaldı ve hadi koca taşaklım diye inledi geçir. İyice tahrik olmuştum. Arkadan amına yarağımı ağır ağır soktum. Yavaş diye iniledi yavaş ol aşkım dedi. Kendisi de yardım edince yarağımın başı girdi. Köklemek istedim sadece Mine acıyla bağırdı. Yarağımı çıkardım. Hepsini alamıyordu. Boynundaki eşarpını çıkartarak yarağımın tam ortasına bağladı ve yine ellerini küvete koyarak domaldı. Bu kez eskisindaen daha sert bir halde amına daldım. Eşarpa kadar hakkım vardı. Birkaç kez gidip ulaştıktan sonra Mine bağırmaya başladı. Bense korkmuştum. Daha ilkin kerhanede siktiğim hanımefendiler asla bu şekilde yapmıyorlardı. Mine sol bileğimi ısırmıştı. Ben de gelmek suretiyle olduğumdan acı duymadım ve yarağımı çıkartarak kalçalarına, beline ve ensesine kadar sırtına fışkırttım. Döndü ve son fışkırttığım spermleri duadaklarıyla elde etti. Dizlerim titriyordu. Ne yaoacağımı bilemiyordum. Mine Hanım hızla giyindi. Çantasından bir miktar para çıkardı ve bana uzattı. Al bu tarz şeyleri dedi ve kendine başka bir iş ara. Zira senle aynı ofiste bulunursam, iş yapamam. Fakat nerede çalışırsan çalış, gecelerin benimdir. İşimi kaybettim fakat çıtır pıtır bir sevgilim oldu. Yüreği büyük fakat amı oldukca minik.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazabilirsiniz.
Yorum yapmak için giriş yapın.