Üniversiteye ilk girdiğim seneydi. Senelerdir içimde bastırdığım kadınsı duyguları rahatça yaşayabileceğim bir evim, ve beni kimsenin tanımadığı bir kent.Daha başka ne isteyebilirdim.. Heralde hanım giysileri. Sadece bir problem vardı, bu tarz şeyleri iyi mi alabileceğimi bilmediğim benzer biçimde hangisinin uyabileceğini de bilmiyordum. Bir alışveriş merkezininin hanımefendi reyonunu gözüme kestirmiştim.Mağaza hem oldukça büyüktü, hemde benimle ilgilencek, dikkatini çekebileceğim kimse yoktu. Kendime üs edindiğim bu mağazada kendi bedenime yakın olan kızları takibe alıyor, onların ne aldıklarını, kaç gövde aldıklarını çaktırmadan ezberliyordum. 178 uzunluğunda 60 kilogram. İnce esmer çıtır bir gençtim. Eğer bu ölçülerde bir kız olsaydım peşime kimbilir kaç delikanlı takılırdı. Sadece ölçülerimdeki kızlar etrafta oldukça sık değillerdi. Bu yüzden araştırma aşamam oldukça uzun sürüyordu. Yalnız giysilerini değil, hareketlerini, tavırlarını, aynaya bakışlarını, kendilerini izleyişlerini de inceliyor adeta onları ezberliyordum. Bu sırada evde kendi bedenimi de inceliyordum. Vücüdümün üst tarafı tertemiz sadece alt tarafı ve bacaklarım kıllıydı. Ilkin bunlardan kurtludum. Temizlenince aslına bakarsak ne kadar hoş olabileceğimin de farkına varıyordum yavaş yavaş. Ilkin bir iç çamaşırı aldım. Küçük ve pembe renkli bir tangaydı. Okula bile onunla gidiyor, kendimi o üzerimdeyken oldukça tahrik edici buluyordum. Sırayla sütyen, dar bir gömlek ve gene dar ve kısa bir etek, çoraplar vs. de alabilecek duruma gelmiştim. Arkasından makyaj malzemeleri geldi. aslına bakarsak bu tarz şeyleri kullanmayı pek beceremiyordum fakat en oldukça fondöten hoşuma gitmişti. Mükemmel gösteriyordu ve erkeksiliğimi alıyordu sanki. Artık azgınlığım had safhaya varmış ve okula içimde külotlu çoraplarla gitmeye otobüslerde arkama adamlar almaya ve kalçalarımı yaslamaya başlamıştım. Evde çakmakla biçim verdiğim kalınca bir mumum içime sokamasam da ucunu deliğimde duymak beni adeta titretiyordu. Boşalırken . bacaklarımı havaya kaldırıp kalçalarımı duvara dayıyor ve üstüme boşalıyordum. Artık azgınlığıma engel olması imkansız duruma geldiğimde kararımı da vermiştim. Artık bu işi tamamına erdirmeli, en azından ağzımda bir organı doyurmalıydım. Devamı için hemen hemen karar veremiyordum. Doğal olarak bir de kim olacak kısmı vardı. Elbet tanıdık biri olması beni rahatsız ederdi. Fakat bu . şehirde tanımadık bir sürü insan da vardı. Bu yüzden okuldakilere asla birşey belli etmeden etraftan birilerini bulmlıydım fakat iyi mi.Naturel davranmaya vakaları akışına bırakmaya karar verdim. Karşı apartmanın alt katındaki sucu aslına bakarsak oldukça hoş bir çocuktu fakat o da fazla yakındı. Gene de bilhassa o kalınca parmaklarına bayılıyor onlarla beni parmakladığını düşünüp hayal kuruyordum. Onları emmek istiyor o kaslı vücüdunu öpmeyi artık derhal her geçe düşünüp hayal kuruyordum. Onu ciddi olarak istemeye başlamıştım. Tüm gün onu balkondan seyrediyor gözlerimi de kaçırmıyordum. Derhal her gün su alıyordum. Bitmesi için döküyor ve onu eve çağırıyordum o parmaklarına çaktırmadan dokunabilmek için. Artık o da bu kadar acele . suyun bitmesinden mesajı almış ve bana çaktırmadan dokunuyor türlü bahanelerle beni tahrik ediyordu gene de ilk hareketi benden bekliyordu.Artık dayanamıyordum ve kendimi yapmaya başladım. O gün eve gelip vücüdumu tertemiz yaptıktan sonrasında hanımefendi parfümünü çıplak tenime itina ile yaydım. İlk göz ağrım olan pembe tangamı giyip üstüne beyaz daracık taytımı . giydim. Arkadan aynaya baktığımda içim görünüyor ve tangam rengine kadar seçiliyordu. Üzerime askılı ve göbeği açık bırakan dar siyah bir tişört giydim. Artık hazırdım. Birazcık föndoten ve hafifçe bir ruj takviyesiyle asla te alışık olmadığı bir görüntüyle su istedim. Ulaştığında kapıyı açık bırakmış ve salondan suyu mutfağa bırakmasını rica ederek seslendim. Hemen hemen beni görmemişti ve mutfakta yanına gittim. Dar mutfakta arkasından ne kadar güçlüsün, günde kaç tane bundan indirip kaldırıyorsun derken bacaklarının arasına bakıyordum. O kılığımla su indirip kaldırmaktan bahsetmediğim oldukça açıktı. Hakkaten bilmek ister misin diyerek ellerini boynuma doladığında elektrik çarpmış benzer biçimde oldum. Hoyrat elleri ve parmakları vucudumun her . yerinde dolanıyor ve kısık kısık inletiyorken beni kucaklayarak salona götürdü ve yüzükoyun yatağa fırlattı. Arkamı dönmeden olacakları beklerken kemer sesini ve pantolununu indirdiğini duydum. Üstünü de çıkartıp üstüme tüm ağırlığıyla abandı. Bir an bunun herşeye karşılık bulunduğunu hissettim. O ağırlığı hissetmenin tarifi yoktu. Kıçımda olduka iri bir aletin baskısı varken o çırılçıplak ve ben de hanım benzer biçimde giyinik olarak boynumu, kulak memelerimi emiyor, beni çıldırtıyordu. pozisyonumu asla bozmadan taytımı çekip tangamı kenara sıyırması bir oldu. Şimdi dilini kıçıma gömüyor, o iri parmaklarıyla beni hazırlıyordu. Birincisi oldukça canımı yakmasına ve küçük bir feryat atıp yastığı ısırmama sebep olmasına karşın ikincisi oldukça rahat girmişti. Hakkaten işini oldukça iyi biliyor ve benim en gevşemiş halimde ikisini birden sokuyordu. Artık üçüncüsünü zorlamasına karşın girmiyordu ve bu aslına bakarsak oldukça doğaldı. Koltuğa oturdu ve gel buraya ve emmeye başla dedi. Bu sert tavırdan aslına bakarsak oldukça hoşlanmıştım. İlk kez gördüğüm aletin bu kadar büyük olması talih mıydı yoksa talihsizlik miydi bunu birazdan anlayacaktım. Ilkin kafasını emdim uzunca, bu sırada o domalmamı da fırsat bilerek yine o mükemmel parmaklarıyla beni becermeye başlamıştı bile. Uzunca bir süre emdikten sonrasında tüm damarları ağzımda hissetmeye başlamışken artık zamamnın geldiğini düşünüyordum. Uzunca bir süre ağzımdaydı ve artık boşalmaya yakındı. Eğer şimdi içime . girerse oldukça canımı yakmadan beni doygunluk edebilirdi. Kocacaım beni kucağına al dediğimde gülümsedi ve gel buraya bakalım diyerek beni kendine çekti. Sırtım ona dönükken koltukta beni kucağına aldı ve heryerimi okşamaya başladı. Bu sirada o koca sik deliğime nişanlı ve hafifçe bir baskı yapıyordu. Kulak mememi emerken birden kalçamı iki yana ayırarak alttan baskı yapmış oldu ve ne işe yaradığını anlamadan belimden tutup çekerek kafasını içime soktu. Hayatımda bu kadar canımımn yandığını hatırlamıyorum. Sadece o sırada kulak memelerimi emerek rahatlamamı sağlıyor, kulağıma narin orospum benm diye fısıldıyordu. Kendimi o denli savunmasız hissediyordum ki ona adeta teslim olmuştum. Birkaç dakika sonrasında tamamen içimdeydi ve o koca sikin iyi mi mükemmel bir şey bulunduğunu yavaş yavaş anlamaya başlamıştım. İyice alışınca içimden çıkmayarak beni koltuğa doğu domalttı ve sertçe sikmeye başladı. Hakkaten mükemmel birşeydi bu ve elini alarak ağzıma soktum o beni sikerken ben de onun koca parmaklarını emiyordum. İçineboşalmak isterim söylediğinde ona hayır diyemeyecek kadar . ona teslim olmuştum. Birden kasıldı ve yarağı sanki içimde büyüyerek tüm tohumlarını benim bakire kıçıma doldurmaya başladı. Uzun bir süre üstümde yığılıyken ben onun parmaklarını emmeye devam ettim. İçimden çıkmadan yine sikinde kıpırdanmayı hissettiğimde eyvah diye düşündüm. Oldukça uzun bir ikinci turdan sonrasında gene içime boşaldığında aslına bakarsak bu kadar kalınca bir sikin ilk kocam olmasının ne kadar büyük bir zevki yaşattığını düşündükçe bir talih olduğuna karar verdim.